Renkleri Anlamak / Renk Teorisi - Tasarım İlkeleri
Tasarım İlkeleri

Renkleri Anlamak / Renk Teorisi - Tasarım İlkeleri

DesignGost
DesignGost
23 Ağustos 2020 9 dk. okuma

İnsanların büyük bölümü renkleri çocuk yaşta geliştirdiği sezgilere göre eşleştiriyor. Renkler profesyonel bir tasarımın en önemli unsurlarından bir tanesidir. Her bir renk, diğer bileşenlerin dengesini etkilediğinden yanlış renk seçimi izleyicilerinizde ortaya çıkmasını istemediğiniz bir duyguyu tetikleyebilir.

Doğru renk kombinasyonu seçmek bazen zorlu olabilir. Sizinle bu yazıda(videoda), tasarım için en doğru renkler nasıl seçilir hakkında 5 ip ucu paylaşacağım fakat öncesinde konuya girişi renk teorisiyle yapalım.

Renk Teorisi

Tasarımda hayati rol oynayan renk teorisi, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından onlarca yıldır kullanılmakta. Teori kelimesi gözünüzü korkutmasın, temel renk teorisi herkesin kolaylıkla öğrenebileceği ve uygulayabileceği bir bilgi.

Hepsinden önemlisi, sadece tasarım için değil, aynı zamanda kıyafetlerde mükemmel kombinler oluşturmak, evinizin bir odasını dekore etmek yada Instagram storylerinde en uyumlu renkler seçmek gibi hayatınızın her alanında kullanabilirsiniz. Renk teorisini iyi anlamak, renklerin sihirli dünyasını keşfederken yardımı çok büyük olacaktır.

Birincil Renkler

Okuldan hatırlayacağınız gibi tüm renkler, birincil renkler olan kırmızı, sarı ve mavi renklerin karışımından elde edilir.


İkincil Renkler

Birincil renkler birbirleriyle karıştırıldığında, ikincil renkler ortaya çıkar.
Yani, kırmızı ve sarıdan turuncu
Sarı ve maviden yeşil
Mavi ve kırmızının karışımından mor ortaya çıkar

Üçüncül Renkler

Altı ikincil renk karışıp üçüncül renkler ortaya çıktığında renk dünyanız genişleyecek ve nihayetinde bir renk çemberine sahip olacaksınız.

Renk Çemberi

Tarih boyunca uygarlıklar, renk teorilerini etraflarındaki dünyayı tanımlamak ve renkleri nasıl gördüğümüzü anlamak için geliştirmişlerdir. Ancak, ilk kez Aristoteles’in fikirleri renk teorisyenleri arasında daha çok dikkati çekmiş ve kendisinden sonraki teorileri de etkilemiştir.

Renk biliminin asıl temelleri, 17. yüzyılda lsaac Newton’un cam prizma deneyleriyle atılmıştır.

Newton, cam prizma kullanarak renk biliminin temellerini attığı deneyiyle, her rengin prizmadan geçerken değişik dalga uzunluğuna sahip olduğunu görmüştür.